Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı, 5 Ekim 2025 Pazar günü Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde “Anadolu Mayasının Esası Birliktir” temasıyla başladı. Türkiye’nin en çok ziyaretçi ağırlayan kitap fuarı olma özelliğini sürdüren etkinlik, ilk özel oturumunda önemli bir buluşmaya sahne oldu. Kocaeli Kongre Merkezi Akçakoca Salonu’nda düzenlenen “Ortak Medeniyetin İzinde” başlıklı oturumda, şehircilik, kültür ve medeniyet alanında öne çıkan Prof. Dr. Sadettin Ökten, Anadolu’nun medeniyet mayasını ve modern dünyaya karşı duruşunu anlattı. Moderatörlüğünü şair ve televizyon programcısı Serdar Tuncer’in üstlendiği oturumda, Anadolu’nun gönül erlerinin toplumu nasıl dönüştürdüğü ele alındı.
ANADOLU MAYASI VE MEDENİYETİN TEMELLERİ
Konuşmasında İslam medeniyetinin ikinci doğuşunun Anadolu topraklarında gerçekleştiğini vurgulayan Prof. Dr. Sadettin Ökten, “Anadolu mayası, muhabbet ve hizmetle yoğrulmuş bir medeniyetin adıdır” ifadelerini kullandı. Mevlana’dan Hacı Bektaş’a, Sarı Saltuk’tan Anadolu dervişlerine uzanan gönül erlerinin bu topraklarda insanı ve toplumu dönüştürdüğünü belirten Ökten, “Buraya gelen ecdadımız hizmetle, dua ile, dert dinleyerek bir düzen ve nizam kurdu. İnsanlar bu düzene uyarak birkaç asırda dönüşümü yaşadı” dedi.
MODERNİTE VE KALBİN İHTİYAÇLARI
Serdar Tuncer’in “Müslüman neden modernist olamaz?” sorusuna yanıt veren Ökten, modernitenin aklı merkeze aldığını ve kalbin ihtiyaçlarını karşılayamadığını belirtti. Ökten, “Modernite aklı merkeze alır, kalbin ihtiyaçlarını karşılayamaz. Hep bir karşılık bekler. Modern dünyanın iç huzursuzluğu buradan gelir. Tatminsizliği aşmak için alkol ve uyuşturucu tüketir ama yine de doyamaz. Biz Müslümanlar aklı çok önemseriz ama rehberimiz akıl değil, ilahi haberdir. Kalbin rehberliğini ve nefsin terbiyesini unutmadan yaşamalıyız.” sözleriyle dikkat çekti.
BOYKOT VE MANEVİ DURUŞUN ANLAMI
Prof. Dr. Sadettin Ökten, modern dünyanın tüketim kültürüne karşı önemli tespitlerde bulundu. “Boykot, Gani Olmanın Bir Tezahürüdür” diyerek derin bir manevi anlayışı vurgulayan Ökten’e göre “Gani” kelimesi Allah’ın hiçbir şeye muhtaç olmayan sıfatını temsil ediyor. İnsan ise doğası gereği ihtiyaç sahibidir; ancak inanç sahibi biri olarak bazen ihtiyaç sanılan şeylerden bilinçli olarak vazgeçebilmelidir. Boykot kavramını sadece bir tüketim tercihi olarak görmeyen Ökten, bunu daha geniş bir ruh hali ve ahlaki duruş olarak tanımlıyor: “Bir şeyi almamayı, tüketmemeyi seçmek, aslında ‘Ben buna bağımlı değilim, buna ihtiyacım yok’ diyebilmektir.” Bu tutumun Gani olan Allah’a iman etmiş bir insanın özgüvenini ve kendine yetmesini gösterdiğini belirten Ökten’e göre boykot sadece ekonomik bir hareket değil; aynı zamanda kişinin kendi nefsini terbiye etmesi ve maddi bağımlılıklardan sıyrılması anlamına geliyor.
BİR DUA VE TEBESSÜMÜN GÜCÜ
Sadettin Ökten konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bu bir anlayış meselesidir. Burada yapmak istediğimiz şey, birbirimize bir aktarımda bulunmaktı. Ben size düşüncelerimi emanet ettim, siz de aldınız; zihninizde, gönlünüzde mayalayacaksınız. İnşallah hayra vesile olsun, birbirimize dua edelim.” Oturumun ardından Kocaeli Valisi İlhami Aktaş’ın eşi Songül Aktaş tarafından Prof. Dr. Sadettin Ökten ve Serdar Tuncer’e katkılarından dolayı plaket takdim edildi.



