Salı, 16 Haziran 2026 16.06.2026
31°C
USD 46,28
EUR 53,71
Altın 6.463

Marmara Fayı parçalı kırılabilir

Prof. Dr. Osman Bektaş'a göre Marmara Fayı'nın parçalı kırılma eğilimi var ve bu durum büyük depremleri engelleyebilir.

Marmara Fayı parçalı kırılabilir

Osman Bektaş’tan Marmara fayı için kritik açıklama: “Bütün değil parçalı kırılabilir”

Marmara Denizi’ndeki 150 kilometrelik ana fay için yıllardır konuşulan 7 ve üzeri deprem senaryosu tartışmaya açıldı. Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara’da kabuk-manto sınırının daha sığ olmasının kabuğu ısıttığını, incelttiğini ve kırılma yerine yarı plastik davranışa zorladığını söyledi. Bu durumun büyük kırılmaları engelleyen bir termal bariyer oluşturduğunu belirten Bektaş, fayın tek parça değil parçalı kırılmaya yatkın olduğunu vurguladı.

OLAYIN AYRINTILARI

Marmara Denizi’nde yer alan ve yaklaşık 150 kilometre uzunluğundaki ana fay hattı, uzun süredir “Marmara sismik boşluğu” olarak tanımlanıyor. Bu fayın tek parça halinde kırılması ve 7’den büyük bir İstanbul depremi üretmesi olasılığı yıllardır tartışılıyordu.

Ancak Prof. Dr. Osman Bektaş’ın değerlendirmelerine göre, son bilimsel veriler bu senaryonun değişebileceğini gösteriyor. Bektaş, daha önce yapılan yayınlarda da vurguladıkları gibi, Marmara Fayı’nın bütünüyle değil, parçalı şekilde kırılma eğiliminde olduğunu ve bu nedenle 7’den küçük depremler üretme potansiyelinin daha yüksek olduğunu söyledi.

ALETSEL KAYITLAR VE SON DEPREMLER DİKKAT ÇEKTİ

Uzman, deniz altındaki fayların karadaki faylara göre farklı davrandığını, aletsel dönem kayıtlarının bunu açıkça gösterdiğini ifade etti.

1935, 1963 ve 2019’un ardından 2025’te meydana gelen 6.2–6.3 büyüklüğündeki depremler, bu davranışı doğrulayan örnekler olarak gösterildi.

Özellikle 2019’daki 5.8 ve 2025’teki 6.2 büyüklüğündeki depremlerin, Orta Marmara Çukurluğu ile Kumburgaz Çukurluğu arasındaki sırt bölgesinde meydana geldiği belirtildi.

SIRT BAŞLATIYOR, ÇUKUR DURDURUYOR

Profesör, yapılan çalışmalara göre bu sırt bölgesinin daha soğuk, daha rijit ve kırılgan olduğunu, depremlerin bu nedenle burada başladığını söyledi. Ancak depremin doğuya, yani İstanbul yönüne ilerlerken Kumburgaz Çukurluğu’nda durduğunu vurguladı.

Bunun nedeni ise kritik bir kavrama dayanıyor: Termal bariyer.

“Kumburgaz Çukurluğu’nda ısı daha yüksek. Yüksek sıcaklık, kırılmayı engelleyen bir bariyer görevi görüyor. Gerilmeler burada sönümleniyor.”

7’LİK DEPREM ENERJİSİ NASIL BİRİKECEK?

Büyük İstanbul depreminin, 1766 İstanbul Depremi’nin tekrarı olarak 7 ve üzeri büyüklükte olmasının beklendiğini hatırlatan profesör, kritik bir soru sordu:

“6 büyüklüğündeki bir depremin enerjisine dayanamayan bir kabuk, 7’den büyük bir depremin enerjisini nasıl biriktirecek?”

2025’teki 6.2’lik depremde yaklaşık 30 santimetrelik bir kayma meydana geldiğini söyleyen uzman, oysa 7 büyüklüğündeki bir deprem için 6 metreye varan bir kayma gerektiğini vurguladı.

SENARYO YENİDEN Mİ YAZILACAK?

Bu bulguların, İstanbul için çizilen deprem senaryolarını etkileyip etkilemeyeceği sorusuna da net yanıt geldi:

“Evet, senaryo değişebilir.”

Uzman, geçmişte fayın 250 yıldır enerji biriktirdiği varsayımıyla hareket edildiğini, ancak son çalışmaların fayın bu enerjiyi tam olarak depolayamadığını, bunun yerine kayarak harcadığını gösterdiğini söyledi.

MARMARA’NIN ALTINDAKİ ATEŞ TOPU

Bu durumun, oluşabilecek depremlerin büyüklüğünü düşürdüğünü ifade eden profesör, “Beklenen 7’ydi, olan 6 oldu” dedi.

7’DEN BÜYÜK DEPREM OLMA OLASILIĞI DÜŞÜK AMA…

Son değerlendirmesinde önemli bir denge vurgusu yapan uzman, şunları söyledi:

“Bilimsel veriler, ana Marmara fayının parçalı şekilde, 6–6.5 büyüklüğündeki depremlerle kırılacağını gösteriyor. 2025’te yaşadığımız 6.2’den biraz daha büyük bir deprem olabilir. Ancak İzmit gibi 7 ve üzeri büyük bir felaket beklemiyorum.”

Ancak uyarısını da ekledi:

“Bu, İstanbul’un rehavete kapılması anlamına gelmemeli. Kent her zaman 7’den büyük bir depreme hazır olmalı.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir