Magazin gazeteciliğinin duayen isimlerinden biri, sektördeki 40 yıllık tecrübesini ve gözlemlerini aktardı. Kariyerinin başlangıcından günümüze magazin dünyasındaki değişimleri değerlendiren deneyimli isim, magazin haberciliğinin sadece dedikodudan ibaret olmadığını, aksine toplumun sosyolojik bir aynası olduğunu vurguladı.
MESLEKTEKİ DEĞİŞİM VE SORUMLULUK
Magazin gazeteciliğine ilk adım attığı yılları büyük bir heyecanla anımsayan usta isim, o dönemde haberin peşinden koşulduğunu, şimdilerde ise haberin çoğu zaman insanların cebine kadar geldiğini belirtti. Meslekteki en büyük farkın emek, sabır ve disiplinin azaldığına dikkat çekti. “Magazin Habercisi” olarak anılmanın gurur verici olduğunu, ancak bunun bir övgüden ziyade büyük bir sorumluluk getirdiğini ifade etti. Yanlış bir sözün bile toplumda geniş yankı uyandırabileceği konusunda uyarıda bulundu.
KIRMIZI ÇİZGİLER VE ETİK DEĞERLER
Magazinin sadece dedikodu olmadığını, toplumun neyi sevdiğini, neyi yargıladığını ve neye özendiğini gösteren sosyolojik bir alan olduğunu savundu. Habercilikteki kırmızı çizgilerinin özel hayatın mahremiyeti, çocuklar ve sağlık konuları olduğunu dile getirdi. Haberin değeri ne olursa olsun, insan onurunun önüne geçemeyeceğinin altını çizdi. Bugünkü magazin anlayışını yetersiz bulduğunu, hızlı, yüzeysel ve kontrolsüz bir yapının hâkim olduğunu, bilgi yerine yorum, haber yerine linç üretildiğini belirtti.
DİJİTAL MEDYA VE GELECEK PERSPEKTİFİ
Sanatçılarla medya arasındaki ilişkinin eskiden karşılıklı saygıya dayandığını, şimdilerde ise karşılıklı güvensizliğin hâkim olduğunu aktardı. Ünlü olmanın, özel hayatın her şeyinin açık büfe olduğu anlamına gelmediğini, özel hayatın evin kapısından içeri girildiğinde başladığını ve magazinin bu alana girmemesi gerektiğini savundu. Sosyal medyanın magazini hızlandırdığını ancak derinliğini azalttığını, herkesin bir şeyler paylaştığını ama kimsenin doğrulamadığını ifade etti. “Herkes muhabir oldu” söylemine kısmen katıldığını ancak herkesin muhabir olabileceğini ama gazeteci olamayacağını, gazeteciliğin bir duruş gerektirdiğini vurguladı. Tık odaklı haberciliğin magazine ciddi zarar verdiğini, kısa vadede kazandırsa da uzun vadede güveni yok ettiğini söyledi.
GENÇ GAZETECİLERE TAVSİYELER
Magazin basınında mesleğin ciddiyetini kaybetmesinin ve herkesin her konuda hüküm vermesinin kendisini rahatsız ettiğini dile getirdi. Genç gazetecilerin en büyük hatasının sabırsızlık olduğunu, hemen görünür olmak istediklerini ancak bu mesleğin zaman istediğini belirtti. Magazin basınının itibarının etik, doğru kaynak kullanımı ve dil temizliğiyle yükseleceğini ifade etti. Magazin gazeteciliğinin geleceğinin bitmeyeceğini ama şekil değiştireceğini, kalıcı olanların doğruyu, sakinliği ve saygıyı seçenler olacağını öngördü. Gençlere en önemli tavsiyesinin ünlü olmak için değil, gazeteci olmak için bu işi yapmaları olduğunu söyledi. Yeniden başlasa yine magazini seçeceğini, çünkü insan hikâyelerinin kendisini hâlâ heyecanlandırdığını sözlerine ekledi.
Kaynak: magazincaddesi.com


