Cumartesi, 12 Eylül 2026 12.09.2026
17°C
USD 48,52
EUR 56,28
Altın 6.785
Benzin 102,17
Dizel 89,35

Kocaeli’nin köklü tarihi ve kültürü kitap fuarında öne çıktı

Kocaeli Kitap Fuarı’nda konuşan Prof. Dr. Haluk Selvi, kentin en az İstanbul kadar köklü bir tarihe sahip olduğunu vurguladı. Söyleşide sanatın özgünlüğü ve mimarinin çok aktörlü yapısı da öne çıktı.

Kocaeli’nin köklü tarihi ve kültürü kitap fuarında öne çıktı

Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı, 10 Ekim 2025 Cuma günü Kocaeli Kongre Merkezi’nde yoğun ilgiyle devam ediyor. “Anadolu’da Bir Arada Yaşama Kültürü” başlıklı söyleşide konuşan Akademisyen ve Yazar Prof. Dr. Haluk Selvi, Kocaeli’nin en az İstanbul kadar zengin bir tarihe sahip olduğunu vurguladı. Selvi, “Kocaeli’nin ilk çağdan günümüze kadar dil, edebiyat, spor, yemek ve aklınıza ne geliyorsa 500 farklı akademik yazıyı bulabiliyoruz. Bu şehirde bir arada yaşayabilme kültürü, bu tarihi ile inşa edilebiliyor” dedi.

KOCAELİ’NİN TARİHİ VE KÜLTÜRÜNE VURGU

Prof. Dr. Haluk Selvi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile birlikte 2014 yılından bu yana düzenlenen Kocaeli Tarih ve Kültür Sempozyumları sayesinde 20 ciltlik bir eser ortaya çıktığını belirtti. Bu kitaplarda şehirde yaşamış kişilerden mekanlara, iktisadi ve nüfus geçmişinden kültürel değerlere kadar pek çok bilgi yer alıyor. Selvi ayrıca, “Kocaeli’nin en az İstanbul kadar, Konya kadar ve Bursa kadar geçmişi ve kültürü var. Mutlu şehri inşa edebilmek için bir kültür tarihini yazmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

SANAT VE MİMARİDE ÖZGÜNLÜK ÖNEMLİ

Söyleşinin diğer bölümünde Yazar Savaş Barkçin, Mimar Sinan’ın eserlerinden örnekler vererek sanatın ve mimarinin özgünlük taşımasının önemine dikkat çekti. Barkçin, “Sanat ve bir güzellik alanı olduğu zaman, özgünlük, özellik, kişilik anlamına geliyor. Kişiliğini gösterme, bir farkı olduğuna dikkat etme ve onun üzerine titreme gerçekten önemlidir” dedi.

Mimar Celaddin Çelik ise mimarlıkta çok aktörlü büyük bir organizasyonun gerekliliğine değindi. Çelik, “Mimarlık ortaya koyabilmek için bir gönül sahibi bestekâr, gönül sahibi icrakar ve dinleyen grup yetmiyor. Mimari de çok daha geniş bir kabul olması lazım. İdarecilerin, işin para boyutunun, yapı teknolojisi gibi birçok şeyin bir araya gelmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.