Kocaeli Kitap Fuarı, 5 Ekim 2025 Pazar günü Kocaeli Kongre Merkezi’nde kitapseverlerin yoğun ilgisiyle devam etti. Bu yıl “Anadolu Mayası” temasıyla düzenlenen fuar, önemli yazarları ve okurları bir araya getirdi. İslam tarihi uzmanı Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma ve yazar Tarık Tufan, Selim Sırrı Paşa Salonu’nda düzenlenen etkinliklerde katılımcılara hitap etti.
ÜNLÜ YAZARLAR VE SÖYLEŞİLER
Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı, kentin okuyan ve okutan kimliğine büyük katkı sağlıyor. Fuar kapsamında gerçekleşen “Pervari’den Paris’e” adlı söyleşide Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, toplumun tarih bilincine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Biz kendi tarihimizi tanımıyoruz. Maalesef bu millet kendi tarihini öğrenmek istemiyor. Tarihini öğrenmek istemeyen milletler batmaya mahkûmdur. Neden batmaya mahkumdur, çünkü onlara başka bir tarih öğretirler. Son dönemde Gazze gündemde. Biliyorsunuz bu Gazze geçmişte bizimdi. Avrupa yönelmiş bizim bazı zevat, yanlış hareketlerin ve politikaların sonucunda Gazze yani Filistin Yahudilerin eline geçti. Bir millet eğer okumuyorsa ve tarihini bilmiyorsa o millete bir tarih öğretirler ve de o milleti yönetirler. Bir millet tarihini bilmiyorsa ona tarihini yazdırırlar.”
EDEBİYATIN HAYATTAKİ YERİ VE DEĞİŞEN İLETİŞİM
“Edebiyat Hayat Memat” başlıklı söyleşide konuşan yazar Tarık Tufan ise fuarın kendisi için gelenekselleştiğini belirtti ve edebiyatın önemine vurgu yaptı: “Artık insanların bir edebiyat konuşmasına, kitap üzerinden edebiyat üzerinden bir konuşmaya zaman ayırması benim için her geçen zamanda daha kıymetli ve önemli bir hale geliyor… Her geçen gün edebiyatın bir hayat memat meselesi olma durumu güçleniyor.” Tufan, insanların kullandıkları araçlara, yaşadıkları mekânlara ve kelimelere benzemeye başladığını belirterek modern çağda kelimelere olan ihtiyacın azaldığını söyledi.
MODERN ÇAĞDA YALNIZLIK VE İLETİŞİMİN AZALMASI
Tarık Tufan konuşmasında insan ilişkilerinin değişimine de değindi: “En çok karşılaştığımız insanlar kargocular… Eskiden mahallede sohbet ettiğimiz esnaflar vardı ve insani bir iletişime giriyorduk. Şimdi iletişim alışveriş esnasında telefonumuza gelen kodu kargocuya söylemekten ibaret hale geldi… İnsanların iletişim araçları güçlendikçe aralarındaki mesafe artıyor… Yüz yüze ilişki biraz daha azaldı. İnsanın kelimelerle ve insanla olan etkileşimi, iletişimi ve zamanı gün geçtikçe azalıyor. İnsanın iletişimi güçlendikçe yalnızlığı artıyor demektir. Bu insanın en trajik halidir.” Fuarda yapılan bu söyleşiler, hem tarihe hem de edebiyata dair önemli düşünceleri gündeme taşıdı.



