Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı, 6 Ekim 2025 Pazartesi günü unutulmaz bir söyleşiye ev sahipliği yaptı. Şair, akademisyen ve düşünür Nurullah Genç, “Taşları Yerinden Oynat” başlıklı programında insanı, medeniyeti ve vicdanı merkeze alan güçlü bir içsel yolculuğa davet etti. Kocaeli Kongre Merkezi Akçakoca Salonu’nu dolduran yüzlerce kişi, Genç’in etkileyici anlatımıyla hem edebiyatın hem de insanlığın derinliklerine indi.
TAŞLARIN DİLİ VE MECÂZIN GÜCÜ
Söyleşisine “Nereden Bileceksin?” adlı şiiriyle başlayan Nurullah Genç, ardından izleyicilere şu sözlerle seslendi: “Kuşların dili olur da taşların dili olmaz mı?” Bu cümle, salonda kurulan manevi bağın anahtarı oldu. Genç’in konuşmasındaki en çarpıcı bölüm ise Gazze’de bir çocuğun attığı taş üzerinden şekillendi. “Gazze’de bir çocuğun küçücük parmaklarıyla yerden aldığı taş, sadece bir taşa değil, zulmün duvarlarına çarptı. O taş, dünyanın taşlarını yerinden oynattı.” diyerek salondaki herkesi derinden etkiledi.
Genç, gözleri dolarak dinleyicilere döndü ve şunları söyledi: “Belki uzaktayız ama her birinizin yüreğinden onlarca taş fırladı. O taşlar, Ebabil kuşlarının taşıdığı davanın taşlarıdır.”
MEDENİYETİN TAŞLARI VE VİCDAN
Taş metaforunu medeniyetin yapı taşı haline getiren Nurullah Genç, “Eğer bir ülkede kuşlar, taşlar, toprak ve binalar varsa medeniyet de vardır. Ama o unsurların arka tarafı, yani anlamı da bilinmelidir. Cami minaresindeki oyulmuş taşın anlamını bilmeden yürüyen genç, bir şeyleri kaçırıyordur.” sözleriyle toplumsal vicdanın önemine dikkat çekti.
Babasını anarak “Babam yolun ortasındaki taşı temizlerdi. Derdi ki ‘kuzular geçecek, ayakları incinmesin.’ O taş bir sadakaydı. Medeniyet dediğiniz, yolun ortasındaki taşı kaldırmaktır.” ifadelerini kullandı.
KİBİRİN YÜKÜ VE MEDENİYET ANLAYIŞI
Nurullah Genç konuşmasının devamında insanın iç dünyasındaki taşlara vurgu yaptı: “Kibir taşı en ağır taşlardan biridir. Mevkiiyle, şöhretle insanı değerlendirirseniz kaybedersiniz.” İngiltere’de yaşanan gerçek bir hikâyeden yola çıkarak Mary Ann Webster adlı hemşirenin yaşadığı aşağılanmayı anlattı ve ekledi: “Benim medeniyetimde sadaka taşı ona kucak açardı. Onunla alay edilmezdi. Medeniyet farkı tam da budur.”
GEÇMİŞTEN GELECEĞE TAŞLARIN ANLAMI
Söyleşinin sonunda Hz. İbrahim’in Kâbe’ye koyduğu Hacerü’l-Esved taşına değinen Genç, “Bugün birbirleriyle kavga eden Müslümanlar, o taşı ve neyi temsil ettiğini anlayamıyor. Hacerü’l-Esved sadece tavafın başlangıç noktası değil, birliğin ve ortak idealin taşıdır” dedi.
Program bitiminde salonda yükselen alkışlar kadar derin sessizlik de konuşmanın etkisini gösterdi. Nurullah Genç, taşlardan gönüllere uzanan medeniyet anlatısıyla fuarın en unutulmaz anlarından birine imza attı. Söyleşi sonunda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından kendisine teşekkür plaketi takdim edildi.


