Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen 1. Marmara Sürdürülebilir Çevre Sempozyumu başladı. Sempozyumun açılışında konuşan Başkan Tahir Büyükakın, Marmara Denizi’nin korunması için verilen mücadelenin tek başına yeterli olmayacağını vurgulayarak, bölgedeki tüm yerel yönetimlerin sorumluluk alması gerektiğini ifade etti.
Önemli Bir Çevre Organizasyonu
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, denizi, toprağı ve havayı koruma adına yürüttüğü çalışmalarla dikkat çekiyor. Dip Çamuru Temizliği, yapay resifler ve balıklandırma projeleriyle İzmit Körfezi’nin yeniden canlanmasını sağlayan belediye, çevre dostu projeleriyle de Kocaeli’yi daha yaşanabilir bir kent haline getiriyor. Kasım 2026’da Antalya’da düzenlenecek COP’31 İklim Zirvesi öncesinde, “Bir Deniz Bir Gelecek; Marmara’dan COP 31’e” temasıyla Kocaeli Kongre Merkezi’nde başlayan sempozyum, üç gün sürecek.
Küresel Isınma ve Marmara’daki Durum
Sempozyumun açılışında çevre konusunun çetrefilliğine değinen Başkan Büyükakın, küresel ısınmanın ciddiye alınması gerektiğini belirtti. 1970’lerden bu yana dünya gündeminde olmasına rağmen yeterli mesafe kat edilemediğini söyleyen Büyükakın, uluslararası karar alma mekanizmalarının yetersizliğine dikkat çekti. Küresel sorunların bir benzerinin Marmara Denizi’nde yaşandığını hatırlatan Büyükakın, 2020’deki müsilaj tehlikesi sonrası alınan kararların da uygulanmadığını dile getirdi. Marmara Denizi’ndeki kirliliğin önlenmesi için belediyelere ileri biyolojik arıtma tesisleri yapılması tavsiye edilmesine rağmen, bu oranın yüzde 52’den 52.8’e çıktığını, yani neredeyse hiç artmadığını belirtti. Kocaeli’nin arıtma tesislerinin yüzde 73’ünün ileri biyolojik arıtma olduğunu ve 10 milyar TL’yi bulacak yatırımlarla bu oranı yüzde 100’e çıkaracaklarını ekledi.
Popülizm ve Çevre Yatırımları
Çevre yatırımlarının genellikle görünmeyen projeler olduğunu ifade eden Başkan Büyükakın, politikacıların popülizm ile uzun vadeli fayda arasında bir tercihle karşı karşıya kaldığını ve genellikle kısa vadeli sonuçları tercih ettiğini söyledi. Arıtma tesisi yapmamanın bile bir maharet gibi anlatılabildiği bir algı dünyasında yaşandığını belirten Büyükakın, Marmara Denizi’ne her gün 4.5 milyon metreküp kanalizasyon geldiğini ve bunun sadece yüzde 47’sinin arıtma tesislerinden geçtiğini vurguladı. Marmara’nın etrafındaki şehirlerin denizi fosseptik olarak kullandığını belirterek, Kocaeli’nin bu konuda örnek teşkil ettiğini dile getirdi.
Halkın Bilinçlenmesi Şart
Başkan Büyükakın, bu sorunların aşılması için kamuoyunun güçlü bir şekilde bilinçlenmesi, sivil inisiyatifin güçlenmesi ve aydınların konuya sahip çıkması gerektiğini belirtti. Üniversitelere de büyük görev düştüğünü söyleyen Büyükakın, manipülasyonu uzak tutacak güçlü bir veri izleme sisteminin çerçevesini hazırlamaları ve yenilikçi çalışmaları desteklemeleri gerektiğini ifade etti. Sempozyumda konuşan Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, sempozyum çıktılarını COP’31 Zirvesi’nde sunmayı planladıklarını belirtti. Milletvekili Prof. Dr. Sadettin Hülagü, Marmara Denizi’nin korunmasının çevresel bir görevden öte ekonomik ve stratejik bir zorunluluk olduğunu vurgularken, Vali İlhami Aktaş çevre çalışmalarının 24 saat sürmesi gerektiğini dile getirdi. KOÜ Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk ise Marmara Denizi’nin etik bir sorumluluk meselesi olduğunu ifade etti. Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. İsmail Özbay, 3 gün sürecek programda 150 bildirinin sunulacağını ve 31 panelistin 7 farklı oturumda kritik başlıkları değerlendireceğini açıkladı.



