Çarşamba, 9 Eylül 2026 09.09.2026
10°C
USD 48,46
EUR 56,28
Altın 6.787
Benzin 94,21
Dizel 89,27

1 Mart Faciası Roman Oldu: “Batıkta Açan Nilüferler”

Gazeteci Yazar Ozan Özgenç, 1 Mart 1958 Üsküdar Vapuru Faciası'nı romanlaştırdı. "Batıkta Açan Nilüferler" adlı eser, okuyucuyu kolektif hafızanın derinliklerine davet ediyor.

1 Mart Faciası Roman Oldu: “Batıkta Açan Nilüferler”

Tarihin Puslu Sularında Yolculuk:

Gazeteci Yazar Ozan Özgenç, 1 Mart Üsküdar Vapuru Faciasını merkeze aldığı “Batıkta Açan Nilüferler” isimli romanını yayınladı.

Kocaeli’de uzun yıllar gazetecilik yapan, İzmit Belediyesi eski Basın Yayın Müdürü Ozan Özgenç, gerçek bir trajediyi romanlaştırdığı ve Siyah Beyaz Yayınları etiketiyle yayınlanan yeni kitabı “Batıkta Açan Nilüferler” ile okuyucuları kolektif hafızanın derinliklerine davet ediyor.

ÜSKÜDAR FACİASININ ROMANI

Ülke tarihinin en büyük sivil deniz felaketi olan, 1 Mart 1958’de İzmit Körfezinde yaşanan Üsküdar Vapuru Faciası’nı temel alan 161 sayfalık roman, ilk kez edebi bir yorumla facianın derinliklerine iniyor. Toplumsal hafızayı ve adalet arayışını sorgulayan yazar, okuru bu kayıtsızlıkta kaybolup giden hayatlar üzerinden düşünmeye ve aynı kayıtsızlığın günümüze uzanan izlerini sürmeye davet ediyor.

392 KİŞİ HAYATINI KAYBETMİŞTİ

Batıkta Açan Nilüferler, 1 Mart 1958’de İzmit Körfezi’nde başlayan ve hiç bitmeyen bir yolculuğun hikâyesini anlatıyor. Üsküdar Vapuru’nun fırtınada batması sonucu resmi kayıtlara göre 392 kişi hayatını kaybederken, Özgenç bu trajediyi yalnızca bir deniz felaketi olarak değil, toplumsal vicdanın ve hafızanın bir yansıması olarak ele alıyor.

TARİHSEL BİR KURMACA

Hikâyenin kahramanlarından Ayten yaşadığı iç hesaplaşmayla romanın vicdanını, gerçeğin peşindeki Cüneyt ise susturulmuş adaleti temsil ediyor. Tarihsel olayları kurmaca karakter ve unsurlarla zenginleştiren yazar, okuyucuyu aslında kendisinin de içinde bulunduğu hiç bitmeyen bir yolculuğa dâhil ediyor.

UNUTANLARIN YOLCULUĞU

Romanın son sözünde, “Benim için o insanlar 1 Mart 1958’de fırtınaya yakalanıp batan eski bir vapurun güvertesinde ölmedi. Onlar çok daha önceden, çocuklarını korumayı dert edinmeyen, kendi insanını hor gören oportünist bir umutsuzluğun kucağına düştüklerinde ölmüşlerdi zaten.” diyen Ozan Özgenç, “O günden bugüne kırılgan bir köprü gibi uzanan bu yolculuğa, tarih boyunca yeni kurbanlar eklenip durması da bu yüzden.” ifadelerini kullanıyor.

Yazarın, “Görünmeyenlerin ve kendini unutanların yolculuğu” olarak tanımladığı “Batıkta Açan Nilüferler”, Siyah Beyaz Yayınları tarafından öncelikle online kitap satışta.